Cem Boyner’in Tüm Çalışanlarına Yolladığı, Ders Alınması Gereken Müthiş Bir Fıkra ! Doğu illerindeki bir ağanın en büyük zevki, kar üzerine çişiyle
imzasını atmakmış.
Bu nedenle kar yağmaya başladığı andan itibaren köyde hayvanlar
dahil hiç kimse sokağa çıkamazmış.
Kar biraz kalınlaşınca, ağa sırtına kürkünü giyer ve köy
meydanına gelirmiş. Yanında da en yakın yardımcısı Haso.
Ağa sırtını köye doğru döner sonra sorarmış:
-"Ula Hasso, ahali bakiy mi?"
Hasso cevap verirmiş:
-"Evet ağam, hepisi de bir olmuş, pencerelerden bakir."
Ağa çisiyle karın üzerine imzasını atarmış "Abdullah
Cizrelioglu". Sonrada bir nokta koyarmış ve sorarmış:
-"Hala bakirler mi?"
-"He ağam, hem bakirler hem de çılgın gibim alkıslirler."
Her sene ayni tören sürermiş.
Aradan 7 yıl geçmiş.
Ağa yine, kar tuttuktan sonra, çıkmış köy meydanına.
Sormuş Hasso'ya:
-"Ahali bakir mi?"
-"He ağam, bakirler, köpekler, kediler bile camdadır."
Ağa "Abdullah" diye adini , arkasından "Cizrelioglu"
diye soyadını yazmaya başlamış ki; kalakalmış, çünkü yaş gereği prostat.
Halka rezil olmak var. Alçak sesle Hasso'ya sormuş:
-"Bakirler mi?"
-"He ağam, bakirler de, sen ne diye durdin öyle?"
Ağa çaresiz:
-"Ula gel yanıma, arkanı dön ahaliye, tamamla şunu."
diye emretmis.
Hasso bir an durmuş, sonra çişini yapmaya hazırlanmış ve ağanın
kulağına eğilip :
-"Ağam" demiş, "Kırk yıldır kafama vurdin, salak dedin, sırtıma
vurdin aptal dedin.
Ha bu kulun okumayi yazmayi sökemedi ki, ucuni tut da yazının
devamını sen yaz." BİRLİKTE ÇALIŞTIKLARINIZI EĞİTMEZSENIZ , TUTACAĞINIZ GÜN YAKINDIR…
| Çoban ile Banka Danışmanı |
| |
| |
Çoban´ın biri dere kenarında koyunlarını otlatıyormuş. Tam o anda, Yanına bir Cherokee Jeep yanaşmış. Brioni gömlek, Cerruti ayakkabılar giyen, Ray-Ban gözlüklü ve YSL kravatlı bir sürücü aşağıya inmiş ve çobana sormuş.
- Eğer kaç tane koyunun olduğunu bilirsem bana onlardan bir tanesini verir misin?
Çoban bir adama birde koyunlarına bakmış,
- Tamam diye cevap vermiş. Genç adam arabasını park etmiş, telefonunu bilgisayarına bağlamış bir NASA sitesine girmiş, GPS´ini kullanarak yeri taramış, bir database ve logaritma ile doldurulmuş 60 excel tablosunu açmış ve 150 sayfalık bir rapor basmış. Çobana dönmüş,
- Tam olarak 1586 adet koyunun var demiş.
Çoban
- Doğru diye cevap vermiş, - Koyunumu alabilirsin. Genç adam koyunu almış ve jeep´inin arkasına koymuş. Bu sefer çoban genç adama dönmüş.
- Eğer senin ne iş yaptığını bilirsem koyunumu geri verirmisin? Diye sormuş. Adam, - Evet neden olmasın diye yanıtlamış. - Sen Dünya Bankası´nda Danışmansın demiş çoban. Adam sormuş,
- Nasıl oldu da bildin?.
Çoban
- Çok basit diye cevap vermiş. -Buraya çağrılmadan geldin, bu bir..- İkincisi benim bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir koyunumu istedin.- Üçüncüsü yaptığın hiçbir şeyden anlamıyorsun çünkü köpeğimi aldın! |
10 Temmuz 2007
09:54 |
bluetigar |
0 yorum
| etiket:
denge
,
gülmek 10 Temmuz 2007
09:53 |
bluetigar |
0 yorum
| etiket:
köpük
,
manyak Motorlu Testere
Bizim Temel ormanda ağaç kesip satmakla geçinirken bir gazete ilanı görür. Amerika'daki bir firma, sattıkları motorlu testere ile günde tam 200 ağaç kesilebileceğini söylemektedir. Hemen ertesi günü Temel bir tane sipariş verir ve siparişi geldiğinde alır testeresini ormana gelir. Bütün gün çalışır, akşam olunca bir bakar 50 tane ağaç var.
Hemen Amerika'yı arar ve telefonda,
- Ula pu maçına pozuk, 200 tane kesmiyor ! Amerikalı;
-Hayır olamaz çok iyi çalışırsanız 200'den de fazla kesersiniz, siz az çalışmışsınızdır. Temel ertesi gün kalkar, sabah hemen ormana çıkar; çalışır, didinir. Akşama kan ter içinde kalır ve bir bakar ki 100 tane kesebilmiş. hemen tekrar Amerika'yı arar;
- Ula uşağum, pu maçina 200 tane kesmiyor, siz penu kandiraysunuz. Amerikalı;
- Olur mu efendim? Biz size hemen bir teknisyen gönderelim, der ve uçakla Amerika'dan bir teknisyen gelir. Ertesi sabah Temel ile teknisyen ormana çıkarlar. Teknisyen eline testereyi alır, jikleyi çeker ve testereyi çalıştırır. Temel testereden gelen "Vrooooommmmmm" sesini duyunca geri sıçrar ve;
- Ula puda neee!
10 Temmuz 2007
09:51 |
bluetigar |
0 yorum
| etiket:
coaca cola
,
kola
,
çay Kolanın üzerinde neden soğuk içiniz yazar ? Coca Cola'yı bulan şahıs bu işe başlarken tüm dünyanın tadını seveceği bir şerbet yapmayı kafasına takmış. Tüm servetini buna yatırmış. Sonunda da ünlü Coca Cola formülünü hazırlayıp piyasaya sürmüş. Ama sonuç tam bir fiyasko olmuş. Yılların emeği boşa gitmiş. Fakat daha sonra şirketin bir ortağı formülde hiç değişiklik yapmadan Coca Cola'yı bugünkü satış rakamlarına ulaştırmış. Ne mi yapmış? Sadece şerbeti soğutup satışa sunmuş! Bu nedenle tüm Coca Cola şişelerinin üzerinde "Soğuk içiniz" yazıyormuş.
Formülü açıklansa isteyen herkes evinde çay yapar gibi Coca Cola üretebilirmiş. Formül işte bu yüzden dünyanın en önemli sırrı gibi gizli tutuluyormuş.
Kimyayla alakası olan herkes bilir ki Coca Cola asidik yapıdadır. Bundan ötürü de dışarıya ısı verdikçe, yani soğudukça, daha "kararlı" hale gelir. Böylece de lezzeti artar. Coca Cola soğuk sevmemizin ve şişelerin üstünde "soğuk içiniz" yazmasının nedeni bu "asid-baz" ilişkisinden kaynaklanmaktadır
10 Temmuz 2007
09:49 |
bluetigar |
0 yorum
| etiket:
burç
,
rehber
,
çapkın Çapkınlar için Burç Rehberi Koç Burcu: Önce güzel kokup kokmadığınıza özen gösterin. Lüks ve pahalı kokuları severler. Ucuz giyinmeyin.
Boğa Burcu: Hayatları yemek, seks ve para üzerine kurulduğundan iyi bir restoran, gece kulübünden daha etkili olur.
İkizler Burcu: Onu yeni açılmış bir yere götürün. Çok zor elde edilen rolü de oynamaya kalkmayın.
Yengeç Burcu: Biraz uzak durun. Onlar sırlarını koruyanlardan hoşlanırlar. Size güvenmesi zaman alacaktır.
Aslan Burcu: Ne kadar para kazandığınızı, başarınızın göstergesi olarak algılayacağı için kazancınızı bilmek ister.
Başak: Detaya çok dikkat ettiklerinden giyiminize ve saçınıza özen gösterin.
Terazi: Gülmeyi pek severler. Komik fıkralar ve hikayeler anlatın. Ama şarkı söylediklerinde sakın gülmeyin. Müziğe karşı kabiliyetleri olduğunu sanırlar.
Akrep: Kendiniz olun. Farklı görünmeye çalışanlardan hoşlanmazlar.
Yay: Onlarlayken alışılmış ve denenmiş metotlar kullanmayın. Yenilik severler.
Oğlak: Onun için ne kadar kazandığınız, hangi ülkeleri gördüğünüz, kimleri tanıdığınız önemlidir. iltifatı sever.
Kova: Kendilerini beğenmiş gibi görünürler ama aslında değildirler. Aptal hiç değildir. Romantiktirler.
Balık: Denizle ilgili her şeyi severler. İnsanlar hakkındaki kararlarında genelde yanılmazlar.
10 Temmuz 2007
09:49 |
bluetigar |
0 yorum
| etiket:
fıkra
,
gülme
,
komik
İki eleman otobüse biner, biri orta yaşlı bir adam diğeri ilk okul öğrencisi
Orta yaşlı olan amca elindeki parayı şoföre doğru uzattı ve
- bir tam bir yarım dedi
- ŞÖFÖR DE OLDU ABİ SOĞAN DA KOYAYIM MI DEDİ
10 Temmuz 2007
09:47 |
bluetigar |
0 yorum
| etiket:
adidas
,
hikaye
,
puma DARGIN KARDEŞLER… İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde Almanya'da bir kasabada iki kardeş ayakkabı yapıp satmak üzere bir atölye açarlar; Adolph ve Rudolph Dassler.
Savaş sonrası Adolph, Rudolph'a artık birlikte çalışmak istemediğini, kendine ayrı imalathane açacağını söyler. Rudolph şaşkındır. Ufacık kasabada iki kardeş ayrı imalathanelerde rekabet edeceklerdir.
Kardeşine bunun mantıklı olmayacağını, bu ufak kasabada zaten insanların şayili ayakkabı satın aldıklarını, ikisinin birden iflas edeceğini söylese de Adolph bu uyarıyı dikkate almaz ve kendine yeni bir ayakkabı imalathanesi açar.
Gerçekten de aralarında kıyasıya bir rekabet baslar. Rekabetleri doğdukları kasaba sınırlarını dahi asar. İki kardeş ayrıldıktan sonra birbirlerine küsmüşlerdir ve Adolph 1978 yılında öldüğünde tam 29 yıldır dargınlardır.
Bugün iki firmanın genel merkezi de bu ufak kasaba Herzogenerauch'tadir. Adolph Dassler'in ayakkabı şirketinin adi Adidas; rudolph Dassler’in ise Puma’ dır Hüseyin Tatar - Gömleğim Beyaz Yakası Kolalı
Gömleğim beyaz yakası kolalı
El bilmez halimi gönlüm sevdalı
Gömleğim mor bu ayrılık ne zor
Neler çektim neler gel bir bana sor
Seni bir gün görmesem
Aklım başımdan oynar
Gömleğim olmasa yüreğim fırlar
Nazınla bıktırma edanla yıldırma
Ne ararım sorarım beni kızdırma
Gömleğim siyah yarimden illallah
Bu aşk burda biter hem vallah hem billah
Gömleğim kırmızı içimde bir sızı
Yeni bir yar sevdim İstanbul’un yıldızı
Gömleğim mavi gözlerinin rengi
Böylesini görmedim huyu huyumun dengi
Seni bir gün görmesem
Aklım başımdan oynar
Gömleğim olmasa yüreğim fırlar
Gönlüm sana hayran bu can sana kurban
Sen olmadan olmaz yaşamam inan
Gömleğim beyaz yakası kolalı
El bilsin halimi gönlüm sana sevdalı